Mihri Belli kimdir?

21 Yorum

Mihri Belli, 1916′da Silivri’de dünyaya geldi. Babası Kurtuluş Savaşı yıllarında Trakya Direnişi’ni yönetenlerden Urfalı Mahmut Hayrettin Bey‘dir.

Marksist düşünce ve devrimci eylemle 1936′da iktisat okumaya gittiği Amerika’da tanıştı. Orada gençlik ve işçi hareketlerine katıldı. Bir süre Missisipi’de zenci yarıcılar arasında faaliyet gösterdi.1940′da Türkiye’ye döndü. TKP ile ilişkiye geçti.

Türkiye o yıllarda tek parti (CHP) yönetimi altındaydı. Dünya Savaşının ilk yıllarında Alman zaferlerinin etkisi altında kalan CHP, geleneksel Sovyet dostluğu politikasından ayrılmış sağa kaymış ve kapılarını gerici unsurlara açmıştı. Türkiye’de tek muhalefet partisi yer altındaki Türkiye Komünist Partisi (TKP) idi.

Belli yurda döner dönmez o sıralarda İstanbul il sekreteri olan ilk okul arkadaşı David Nea aracılığı ile illegal Türkiye Komünist Partisi’yle ilişki kurdu. TKP saflarında faaliyet göstermeye başladı. 1942 yılı sonlarında TKP’nin Merkez Komite üyeliğine getirildi.

1943-1944 yıllarında İstanbul üniversitesi İktisat Fakültesi’nde Ordinasıus Profesör Fritz Neumark‘ın asistanlığını yaptı. Orada İleri Gençler Birliği‘nin kurucu ve örgütleyicilerinden biri oldu. 1944′de İlerici Gençler Birliği koğuşturmasında tutuklandı, iki yıl hapis ve sürgün cezasına çarptırıldı.

1946′da yurt dışına çıktı. Yunan içsavaşına gerilla olarak katıldı. Demokratik Ordu saflarında tabur komutanlığına kadar yükseldi. Çatışmalarda iki kez yaralandı. Bulgaristan ve Sovyetler Birliği’nde tedavi gördü.

1950′de Türkiye’ye pasaportsuz girmekten ve tabanca bulundurmaktan tutuklandı ve kısa süre hapis yattı.

Serbest bırakıldıktan sonra ertesi yıl, ünlü 1951 TKP tefkifatında tekrar tutuklandı. Yargılandı ve 7 yıl hapis ve iki yıl dört ay mecburî ikamet cezasına mahkum edildi.

Mihri Belli ilk kez 1960 larda legal olarak, kendi adıyla konuşma ve yazma olanağını elde etti. “Türk Solu“ ve “Aydınlık Sosyalist Dergi“ adlı yayın organlarının yayınlanmasına yardımcı oldu. Bu dönemde de konuşma ve yazılarından dolayı iki kez tutuklandı, aylarca hapis yattı.

Mihri Belli bu dönemde ünlü Milli Demokratik Devrim (MDD) tezlerini geliştirdi. Arkadaşlarıyla birlikte kitlesel bir nitelik kazanmaya baþlayan gençlik hareketinin Deniz Gezmiş, Mahir Çayan gibi liderleriyle ilişkiye geçti. MDD kısa süre içinde gençlik hareketi içinde belirleyici bir etkinlik sağladı ve Türkiye’de, Avrupa ve Amerika’dan farklı olarak, 68 kuşağı gençlik hareketinin devrimci ve Marksist bir nitelik kazanmasında belirleyici rol oynadı.

“1960’lı yıllarda inisyatif sola geçmişti. Biz ilerliyorduk, karşımızdaki güçler geriliyordu. Oligarşı gidişin kendisi için kötüye gidiş olduğunu anladı. Teröre baş vurdu. Kendi yasalarını çiğneyerek adam öldürtmeye başladı. Maksat bir faşist darbenin koşullarını hazırlamaktı. Ve 12 Mart faşist darbesi ile bu işi becerdi.

1962 yılında SBKP , merkezi Türkiye’de olan TKP’ye yurtdışında toplanan KP konferanslarına katılmak üzere bir Dış Büro kurulmasını önerdi. Büroyu yönetecek kişiyi de kendisi tayin etti. Bu, 1951 tevkifatı tahkikatı sırasındaki tutumları yüzünden MK’dan çıkarılmış bir isimdi. Verilen cevapta büro kurma önerisinin olumlu karşıladığı ama büro yöneticisinin bir kendimiz tayin edeceğimizi söyledik. Sovyet bürokrasisinin bir organı gibi çalışan yutdışından yayın yapan “Bizim Radyo”’nun Türkiye içindeki TKP yönetimine hakaretler yağdırması bundan sonradır.”

12 Mart 1971 darbesinin ardından yakalanmamak için yurt dışına çıktı. Bir süre Filistin Kurtuluþ örgütü’nün konuğu oldu.. Ardından Türkiye’ye giriş yaptı. Ama birkaç ay sonra tekrar yurtdışına çıkarak Batı Avrupaya geçti. Orada bir süre kalarak “Yurtsever “ dergisinin yayınlanmasına yardımcı oldu. Ecevit’in önderliğindeki CHP’nin en büyük parti olarak çıktığı 1973 seçiminde Türkiye’deydi.

“Oligarşı 12 Mart darbesini boşuna yapmış değildi. Darbe sonucu yetmişli yıllarda inisyatif sağ güçlere geçmişti. Liderleri öldürülmüş ve Dev-Genç tabanı bölünmüştü. Faşistler hem legal hem de illegal örgütleriyle karşımıza dikilmişti. 12 Martın yarattığı yılgınlık ortamından yararlanan dış TKP kendisine bir taban edinilebilmişti. Anti-sovyetizmi politikasının ana teması yapan Pekinci hareket de öyle.”

1974 Af Yasasından sonra arkadaşlarıyla birlikte 1975′de Türkiye Emekçi Partisi’ni kurdu. Önceki dönemde, Belli dahil Türkiye’nin sol yazarları, altmışlı yıllarda, Marksist literatürü yasaklayan TCK 142. madde yürürlükte olmasına karşın, kurulu düzeni kuşatan çitleri göğüsleye göğüsleye gerilere itip demokratik hak ve özgürlükler ortamını genişletmişler, bu baskı yasasının artık uygulanamaz hale getirmişlerdi.. Bu yüzden defalarca hapishaneye girmeyi; göze almışlardı. Ama sonunda Türkiye Marksist litratürün en çok pokunduğu ülke durumuna yükselmişti. . Sosyalit literatürün belli başlı yapıtlarının Türkçesi 20 bin olarak basılıyor ve kısa bir zaman sonra ikinci baskı yayınlanıyordu. Sosyalist örgütü yasaklayan 141. madde için de ayni hedefe yönelik bir mücadele yapılamaz mıydı? Belli ve arkadaşları bu düşünceyle TEP’i kurdular. Sonraki gelişmeler aşırı ölçüde iyimser olduklarını gösterdi.

“Parti kurulur kurulmaz Sıkıyönetim Mahkemesi savcılığı harekete geçti Program ve tüzükte Kürt sözcüğünün kaldılmasını istedi. Biz reddettik. Onun üzerine dava açtılar. Bu, partinin kapatılmasına varacak bir dava idi. Sıkı yönetim mahkemesı parti kapatamazdı.

Ancak Anayasa mahkemesi buna yetkili idi.; Biz Sıkıyönetim mahkemesi savcılığının sorularını yanıtlamayı ve bizden istenen parti evrakını vermeyi reddettik. Bunun üzerine icra ve iflas kanununun bilmem kaçıncı, hapsen tazyik maddesi uyarınca beni altı ay müddetle hapsettiler.Aradan yıllar geçtikten sonra Anayasa Mahkemesi harekete geçti ve Partiyi Kürtlere eşit hakları savunduğu için TEP’i kapattı.” (MB)
1979′da kendisine suikast giriþiminde bulunuldu. Saldırıda ağır yaralandı.

12 Eylül 1980 darbesinden sonra, 1981 sonlarýna doðru yurt dışına çıktı. Bir süre Ortadoğu’da kaldı. “Faşizme Karşı Birleşik Cephe” nin kuruluşuna katıldı .

Oradan İsveç’e geçti. Tüm bu süreç boyunca Kürt hareketini yakından izledi. 1992′de Türkiye’ye döndü.

1997’de A. Öcalan ile buluşarak Kürt sorunun fedarasyona gidilmeden de üniter devlet çatısı altında eşitlik temeli üzerinde gönüllü birliğin kurulabileceği konusunda; görüş birliğine vardıkları uzun bir görüşme yaptılar. Bu görüşme sonradan kıtap olarak yayınlandı.

1996′da ÖDP, 2002 de de SDP kurucusu oldu. 3 Kasım 2002 genel seçimlerinde Emek Barış Demokrasi Bloku – DEHAP listesinde İstanbul 1. bölgeden aday oldu.

2005te 50 yıl önce yaptığı portreler, “Hapisaneden Çizgiler” adı altında sergilendi.

Toplam 11 sene hapis, 18 sene zorunlu sürgün yaşadı.

———————————————————-

  • (Eıne Analyse der türkischen Linken); – Almanca (Türk Solu – Dün, Bugün)
  • Türkiye: Yapı, Ulusal Sorun (Türkçe-İngilizce)
  • İnsanlar Tanıdım (1997)
  • Gurbetten Notlar (1998)
  • Rigas’ın Dediği- Yunan İç Savaşı’ndan Gerilla Anıları (2000)
  • Asıl Mesele O Kıraz Ağaçları (2002)

21 Yorum - “Mihri Belli kimdir?”

  1. Süheyla Savaşkul :
    21 Ocak 2006 at 16:10

    Elinizdeki 5-6 dal buğday başağını armağan ettiğiniz ve beraber incir reçeli yapıp yediğiniz, birlikte TORA’yı sevdiğiniz gelininizden saygılarla

  2. Güray Güloğlu :
    22 Ocak 2006 at 16:13

    Mihri abi, Sosyalizm ve demokratik dernek anlayışını sizinle öğrendim,ve asla bu konuda taviz vermedim. Benim gibi neredeyse yılmış (malesef sosyalistim diyenlerden) olanlara kaya gibi duruşunla ve kiraz ağaçları hatırlatmanla ders vermeye devam ediyorsun. ABLA’ya teşekkürler seni tanımama vesile olduğu için. Meydan Larousse bürosunu hiç unutmadım.

    Yalçın.

  3. Yalçın :
    25 Ocak 2006 at 16:14

    Mihri abi, Sosyalizm ve demokratik dernek anlayışını sizinle öğrendim,ve asla bu konuda taviz vermedim. Benim gibi neredeyse yılmış (malesef sosyalistim diyenlerden) olanlara kaya gibi duruşunla ve kiraz ağaçları hatırlatmanla ders vermeye devam ediyorsun. ABLA’ya teşekkürler seni tanımama vesile olduğu için. Meydan Larousse bürosunu hiç unutmadım.

    Yalçın.

  4. S. Gökçe AVCIOĞLU :
    21 Şubat 2006 at 16:16

    Yıl 1999 Mihri BELLİ Mersin’de Metropol binasının en alt katında panel vermeye gelmiş bahara dönmeye çalışan bir kış gününde. Ben de üniversite sınavına girmesine 1,5 sene kalmış sınav heyecanına henüz kapılmamış ama çok da savsaklamadan hazırlanan, ergenlik buhranlarını da şiddetle geçen genç bir kız.

    Evimizde, ailemizde Mihri Belli’ nin şehrimize gelmesinin heyecanı günler öncesinden hissedilirken ben panel öncesinde iyice tembihlenmişim. “Kızım dershaneden çıktıktan sonra mutlaka gel!” denilmişim.

    Bu arada orta okuldan itibaren büyük adam kitapları okumaya başlamış orta okul lise yılları bu açıdan çok iyi değerlendirmişim. Mihri Belli ismini de yıllardan beri aile içerisinde duymakta ama sadece dinlemekle yetinmekteyim. Nihayet dershaneden çıkıyorum. İlk gelen dolmuşa atlıyorum. Çok bilen ergen genç bir kız edasında hadi bakalım görelim Mihri Belli’yi de diyerek panele gidiyorum. Neyse ki varıyorum en sonunda çocukluğumun geçtiği mahallenin sokaklarına. Yavaş yavaş yürüyorum zamanında koşturduğum sokaklardan. Gitmeye odaklandığım yere varıyorum en sonunda. Panele de ara verilmiş tam o sırada. Dışarısı kalabalık. Tanıdıklara (akrabalar, aile dostları) kısaca selam veriyorum. İçeriye geçiyorum. Panelin tekrar başlamısını bekliyorum.

    Kısa bir süre sonra Mihri Belli yerine geçiyor. Kalabalık da yavaş yavaş içeriye girmeye başlıyor. O sırada uzun zamandır bozuk attığım babam çağırıyor beni. Benden daha da heyecanlı, tanıştırıyor beni onunla. Aklıma ilk gelen cümle “Sizi iyi gördüm” oluyor ve söylüyorum. Mihri Belli de arkasına yaslanıyor duyduğu cümleden memnun, kendinden emin “İyi olmayayım mı?” gibi imalı bir cümle sarfediyor. :) Bu cümlenin üzerine üçlü bir kahkaha atıyoruz. Tabi buna verecek cevabı olmayan ben konuşmayı kısa ama hoşnut bir şekilde sonlandırıyor ve yerime oturuyorum.

    Sene 2006 Ankara Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nü bitirmeye 4 ayı kalmış, üniversitenin son yıllarında, Ankara Kimya Mühendisleri Odası‘ nın Öğrenci çalışmasını birkaç arkadaşıyla sırtlanmış bununla yetinmeyip politika içerisinde yeni filizlenmiş genç bir kadın olmuşum. Mihri BELLİ’ de aynı yılda kendi web sitesini açmış.

    Bu web sitesini incelerken birgün bi bakıyorum Mihri BELLİ’ nin doğumgünü kutlanıyor. Bir daha bakıyorum kutladığı yaş 90. yaşı. Duygulanıyorum elbette. Aradan 7 yıl geçmiş. İster istemez söyleniyorum. “Bu amca ne kadar büyükmüş. Bu amca ne kadar büyümüş diye”.

    İyi ki doğdun Mihri BELLİ. Dünya ve Türkiye politikasına kattığın değerler için teşşekkürler. Bir daha ki görüşmemiz, umarım, engin fikir dağarcığını, anılarını bana miras bıraktığın günlerde olur. Politikanın kavrulduğu, boğaz kenarındaki rakı ve meze dolu masalarda karşılıklı tartıştığımız günlere… Görüşmek üzere…

    S. Gökçe AVCIOĞLU

  5. Saygılar :
    3 Nisan 2006 at 17:02

    ben kendini milliyetçi ve muhafazakar olarak gören biriyim ve mücadelenizden ötürü sizi tebrik ediyorum görüşlerimiz farlı olsa da saygılar

  6. misafir :
    18 Mart 2006 at 17:03

    ’62 tutumunun yer aldığı paragraf değiştirilmeli.

    Dış büro önerisi kabul edilmedi,
    Edilse bile atanan kişi kabul edilmedi,
    Dünya komünist hareketinin birliği savunuldu.

  7. misafir :
    26 Ağustos 2006 at 17:05

    Dedeciğim benim, senin kadar genç ve uzun koşan bu memlekette 10 adam ADAM olsa başka kimseye gerek yoktu ama ….

    Tabi ki eşinizi de kutluyorum ellerinizden öperim.

    İşte ömür boyu devrimcilik budur.

    Senin yerine birini bırak ama senin gibi inatçi direngen onurlu ve DEVRİMCİ birini…

  8. Munevver :
    22 Ocak 2007 at 05:20

    1980 sonrasi ODTU de okuyan oglunuzun arkadaslarindan biri olarak Istanbul’daki evinizde bulunmaktan onur duymustum.. Sizinle tanisamamanin verdigi burukluga ragmen…
    Devrimci mucadelede sizi ve esinizi kutluyorum.
    Saygilar,
    Munevver

  9. UTKU :
    27 Mart 2007 at 18:35

    ah be MİHRİ amca şu mdd yi ortaya bi attın ortalık karıştı gerçekten hala bu bölünmenin cefasını çekiyoruz ama mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz…SONSUZ SAYGILAR….

  10. pınar :
    17 Haziran 2007 at 14:33

    sevgili mihri belli bende sizi çok geç tanıdım ama üzülmüyorum bunun için geçte olsa iyiki tanımışım diyorum.Sizler neler neler yapmışmışsınız bende gencim ama boş bir gençlik süreci yaşadığımı düşünüyorum siz tarihsiniz hemde öyle bir tarihsiniz ki derin bir deryasınız vesselam.Sevgi ve saygılarımla…

  11. diren :
    27 Temmuz 2007 at 10:58

    hayatta tanışmak istediğim insanlardan biridir kendisi — tanışıp karşılıklı bir fincan kahve içmek sohbetine katılmak ……………….. hem de çok………..

  12. ONUR TUNALI :
    8 Ağustos 2007 at 21:40

    Türkiye Sol hareketleri üzerine yapmış olduğunuz teknik ve teorik çalışmalarınızdan ötürü kutluyorum.

  13. Turan Özcan :
    30 Ekim 2008 at 17:39

    Sayın site yetkilileri,

    Mihri Belli ile ilgili böyle güzel bir site yaptığınıza göre kendisi ile de mutlaka kontağınız vardır diyerek
    bu maili yazıyorum.

    Ben Almanya’da yaşıyorum. Türkiye sol’unda demokrasi konusunu işleyen bir dizi kitap yazdım.

    Birincisinde TKP’yi, Laz İsmail TKP’sini Haydar Kutlu’nun Türkiye’ye dönüşüne kadar olan dönemi inceleyen ve eleştiren bir kitap yazdım. Tabii burada kendi anılarından yola çıkarak Mihri Belli’ye yönelik eleştiriler de var.

    Henüz yayınlanmadı. Ancak ben değerli Mihri Belli’nin kendisi ile ilgili bölümleri okumasının ve bu konularda ekleyecekleri varsa eklemesinin daha doğru olacağını düşünüyorum. Acaba sizlerin aracılığı ile o bölümleri göndersem Mihri Belli’ye iletebilir misiniz?

    Dostça selamlar

    Turan Özcan

    email:
    t.ozcan@awcm.eu

  14. Turan Özcan :
    4 Kasım 2008 at 23:53

    Haklısın Melih Kalmaz efendi.

    “Acaba sizlerin aracılığı ile o bölümleri göndersem Mihri Belli’ye iletebilir misiniz?” cümlesi “Acaba o bölümleri göndersem Mihri Belli’ye iletebilir misiniz?” olacaktı.

    Melih Kalmaz efendi, beni çok ağır eleştirmişsin nitekim..!

  15. Ayberk - Selçuk :
    7 Şubat 2009 at 14:33

    merhabalar..biz Türkiye solunun genel bir incelemesini araştırması nasıl süreçlerden geçtiğini inceleyen bir çalışma yapmaktayız. bu konuda günümüzde var olan, Türkiye için fikri-düşünceleri sorulmasına inandığımız ender insanlardan birisiniz. eğer bize yardımcı olursanız cok memnun olucaz.saygılarımızla.. e-mail: doruk.ve.derin@gmail.com

  16. ALEV KUTAY :
    21 Şubat 2009 at 00:29

    Sn. M.BELLI
    Türk sol’unun liderlerinden birisi olarak unutulmaz bir kişisi olarak hep hatırlanacaksınız. Çok özel olarak öğrenmek istediğim bir sorum var. Siz sol’da meşhur birisisiniz ve de sağ’da ünlü bir Nur’cu Abdülmecid BELLİ ile bir akrabalığınız var mı? Yoksa tamamen tesadüf bir soyadı benzerliği mi ? Her ikinizin müşterek yanı ailenizin kökünün Urfa’lı olması.
    Beni yanıtlarsanız memnun olurum. Allah daha nice sağlıklı yıllar nasip etsin.

  17. Stelios :
    18 Nisan 2009 at 08:03

    Merhaba. My grandfathers were from Gelibolu and i am a greek who lives at Selanik, Yunanistan. The greek newspaper “TA NEA” had an article about you. You can see it at:

    http://eistinpolin.wordpress.com/2009/04/17/kapetan-kemal/

  18. Serdar Kara :
    21 Nisan 2009 at 20:50

    Siteyi inceledim fakat Sayın Mihri Belli’ye ulaşacak bir numara ya da adrese rastlayamadım.
    Ben “1938-1950 Türkiye’de Sosyalizm/Komünizm Tartışmaları” konulu bir lisans tezi hazırlıyorum. Acaba kendisiyle görüşme fırsatım olur mu? Bu konuda bilgisi olan ya da yardım edebilen herkese -olursa tabi ki başta Sayın Mihri Belli’ye- şimdiden teşekkür ederim.

  19. Meral :
    17 Haziran 2009 at 12:41

    Çok sayın büyüğüm,
    Siz beni tanımazsınız ama ben sizi yıllardan beri tanıyor ve çok takdir ediyorum.Sizle olan tanışıklığım yakın akrabanız olan rahmetli babam Abdülhamit Belli kanalıyla oldu. O sizi yalnız aynı kandan olmanız nedeniyle değil, düşünceleriniz, kişiliğiniz ve de engin kültürünüz nedenlerinden sevdi ve saydı.Keşke sizinle birgün karşılaşıp elinizden öpmek kısmet olsaydı.
    Meral Ezgimen (Belli)

  20. Guldane Dal :
    7 Aralık 2009 at 14:47

    Sevgili Mihri ben Guldane Dal, gecenlerde facabook”ta sizle ilgili bir seylere bakarken bir arkadas sizle ilgili bir notunda sizin hasta oldugunuzdan söz etmisti, umarim sagliginizda bir seycikler yoktur, sizi merak ediyorum… Beni taniyorsunuz, bir zamanlar sizle ilginc bir telefon konusmam olmustu ve sonra evime gelmistiniz Lund”a. Ben Kurt Resit”in yegeniyim, umarim hatirlamissinizdir beni… Siz bizler icin, sol icin yeri doldurulayan bir degersiniz, dusuncelerimiz fakli da olsa temelimiz ayni oldugu icin sizi cok seviyorum ve saygi duyuyorum, sevgilerimi iletiyorum hem size hem degerli esiniz sevgili Sevim hanima…

  21. mihri :
    23 Eylül 2010 at 22:51

    ne mutlu banaki kendisiyle aynı ismi taşıyorum ve sosyalizimi savunuyorum bende

Altyapı: Toplumsal Network
Yazılar RSS Yorumlar RSS Giriş