<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mihri Belli &#187; HOP</title>
	<atom:link href="http://mihribelli.com/tag/hop/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://mihribelli.com</link>
	<description>Gerçekten Demokratik, Tam Bağımsız Türkiye ve Sınırsız, Sınıfsız Bir Dünya Mücadelesine Adanmış Bir Ömür</description>
	<lastBuildDate>Wed, 17 Aug 2011 13:01:47 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1</generator>
		<item>
		<title>Yeni Harman: Mihri Belli ile Ergenekon Üzerine Söyleşi</title>
		<link>http://mihribelli.com/2008/04/15/yeni-harman-mihri-belli-ile-ergenekon-uzerine-soylesi/</link>
		<comments>http://mihribelli.com/2008/04/15/yeni-harman-mihri-belli-ile-ergenekon-uzerine-soylesi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Apr 2008 14:50:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Söyleşiler]]></category>
		<category><![CDATA[BOP]]></category>
		<category><![CDATA[Dev-Genç]]></category>
		<category><![CDATA[Ergenekon]]></category>
		<category><![CDATA[HOP]]></category>
		<category><![CDATA[Kontrgerilla]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mihribelli.com/?p=45</guid>
		<description><![CDATA[Devlet içinde, terör yapmak ve yaptırmak üzerine kurulmuş yada birilerine kurdurulmuş örgütler Osmanlı&#8217;da , Cumhuriyet&#8217;in ilk yıllarında da vardı. Topal Osman hikayesi gibi, Sabahattin Ali&#8217;nin Edirne sınırına götürülüp katledilmesi gibi ama 1960&#8242;lı yıllarda oluşturulmaya çalışılan örgütler&#8217;in genel adı 12 mart darbesinde işkencecilerin ağzından öğrenildi ki kontrgerilla imiş. Hatta İlhan Selçuk&#8217;un işkence edildiği Ziverbey köşkü de [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright size-medium wp-image-46" style="margin-left: 10px" src="http://mihribelli.com/files/2008/08/ergenekon-davasi.jpg" alt="" width="300" height="270" />Devlet içinde, terör yapmak ve yaptırmak üzerine kurulmuş yada birilerine kurdurulmuş örgütler Osmanlı&#8217;da , Cumhuriyet&#8217;in ilk yıllarında da vardı. Topal Osman hikayesi gibi, Sabahattin Ali&#8217;nin Edirne sınırına götürülüp katledilmesi gibi ama 1960&#8242;lı yıllarda oluşturulmaya çalışılan örgütler&#8217;in genel adı 12 mart darbesinde işkencecilerin ağzından öğrenildi ki kontrgerilla imiş. Hatta İlhan Selçuk&#8217;un işkence edildiği Ziverbey köşkü de kontrgerillanın sorgu evi olduğu söylendi. Suç dosyası, herkes biliyor ki epey yüklü. Önce devrimci gençlik önderlerinin birer birer sokaklarda kıstırılıp öldürülmeleri, Eminönü araba vapurunun batırılması, Kültür Sarayı yangının devrimcilerin üstüne atılması. Özellikle 12 eylülden önceki birkaç yılda kontrgerilla uygun çalışma ortamı buldu. Kimi sağdan çoğu soldan, bir sürü aydının katli. Buna <strong>Abdi İpekçi</strong> de dahil. <strong>Maraş</strong> katliamı, Çorum olayları. Kısacası hem 12 martı hem de 12 eylülü hazırlayan provokasyonlar.<span id="more-45"></span></p>
<p><strong>Yeni Harman:</strong> Sayın Mihri Belli geçtiğimiz haftanın en dikkate değer olayı elbette ki sizin de 60 yıllardan yakından tanıdığınız İlhan Selçuk ve Doğu Perinçek&#8217;in Ergenekon davasından yani eski adıyla Kontrgerilla davasında gözaltına alınması. Bu olay hakkında ne düşünüyorsunuz?</p>
<p><strong>Mihri Belli:</strong> İlhan Selçuk&#8217;u kısa zamanda bıraktılar. Buna ben sevindim. Demek ki dikkatli davranmış. Eskiden böyle değildi. Eskiden yıldızları çok olanları safa ne kadar çok alırsak bir an evvel hedefe ulaşırız gafletindeydi. Bu tutumu yadırgamış, &#8220;İnşallah iyi olur&#8221; diye düşünmüştüm. &#8220;Belki ben yanılıyorum&#8221; demiştim. Pek aklım yatmıyordu ama&#8230;</p>
<p><strong>Yeni Harman:</strong> 70 deki sol darbe girişimlerinden mi bahsediyorsunuz?</p>
<p><strong>Mihri Belli: </strong>12 Mart 1971 darbesi öncesinden.</p>
<p><strong>Yeni Harman:</strong> O zamanlar görüşüyormuydunuz? Yani bu meseleyi açık açık?</p>
<p><strong>Mihri Belli:</strong> Görüşüyorduk. Bana, &#8220;iyi haberler&#8221; getiriyordu. Ama o heyettekiler arasında Mihri Belli&#8217;nin güvenilir bir insan olmadığı konusundaki tartışmalardan hiç bahsetmemişti bana. Kendisi sahip çıkıyordu tabii.</p>
<p><strong>Yeni Harman:</strong> Sahip çıkıyordu derken size mi sahip çıkıyordu cuntadakilere karşı?</p>
<p><strong>Mihri Belli:</strong> Yani o tartışmalarda benim lehimde konuşuyordu. Ama o tür tartışmaların varlığından benim haberim yoktu, bana haber vermemişti. O tür tartışmaların var olması: demek ki, kafası karma karışık kimselerin içinde olduğu bir heyetle devrim yapılacak. Ve, kime vurur, kime vurmaz o devrim hareketi ! Belliydi. İnsanlar yanılıyordu diye düşünüyordum. Gençlik bizim etkimizde diye bizi hesaba katıyorlar ve sureti haktan geçiniyorlardı. Yalnız bilmek gerekir ki o günkü ordu, omuzu kalabalıkların da dışında başka bir terkipteydi. Nitekim 12 mart döneminde subay kadrosunun %16 sını solculuktan ordudan attılar. Bir o kadarını da etkisiz görevlere tayin ettiler.</p>
<h3>12 mart döneminde subay kadrosunun %16 sini solculuktan ordudan attılar</h3>
<p><strong>Yeni Harman: </strong>Peki böyle de olsa prensip olarak darbeye güvenmek yanlış değil mi?</p>
<p><strong>Mihri Belli: </strong>Yanlış&#8230;</p>
<p><strong>Yeni Harman: </strong>Peki sosyalizmi, devrimci marksizmi benimseyen genç subaylar darbeden yana mıydı yolsa başka birşeyden mi? Bunlardan bazıları Saffet Alp gibi Kızıldere&#8217;de Mahir Çayan&#8217;la beraber öldüler. Bunu da darbeyi şöyle yada böyle benimsemeyi de bugünün gençliğinin hatta 78 gençliğinin algılaması zor</p>
<p><strong>Mihri Belli: </strong>Bir kere hiçbiri seçimle sosyalizmin geleceğine inanmıyordu. Halk kitleleri Adalet Partisini destekliyordu ve bunun kısa vadede değişeceği duygusunu taşımıyordu kimse. Kitlelerin hareketlenmesini öncü eylemlerin sağlayacağına inanlar vardı. Orduyu bölmenin de bunun bir parçası olduğunu düşünenler olabilir. Fokoculuk, (Mahir&#8217;in öncü savaş teorisi) ve mariguellacılık (Deniz bu adamın kıtabından çok etkilenmişti) bu türden eğilimlerdi. Biz, ise sol darbeyi duyduk ama karşısında da durmadık. Örnek vermek gerekirse 16 Haziran eylemleri olduğunda İstanbul&#8217; da ordu cephaneleri boşaltmaya hazır, yani işçilere dağıtmaya hazır olan subaylar haber yolladılar ama bunları alıp kullanabilecek kimse yoktu ki. DevGenç&#8217;li genç subaylar, ordu hakkında olduğundan daha olumlu bir görüşe sahiptiler yinede.</p>
<p><strong>Yeni Harman:</strong> Bugünü Türkiye&#8217;sinde en ufak çapta bile ilerici bir darbe olabilir mi?</p>
<p><strong>Mihri Belli:</strong> Olamaz. Ama orduda memlekette ne varsa onun yansıması olur. Ne kadar izole edebildiler bilmiyorum.</p>
<p><strong>Yeni Harman: </strong>Yüksek paşaları cumhuriyetçi ve laik kabul edip onların yapacağı darbe türü bir oluşuma hayırhah bakanlar pek de az değil. Özellikle bu AKP yükselişini tehdit olarak algılandığında.</p>
<p><strong>Mihri Belli: </strong>Onlar ne cumhuriyetçidir ne de laik.</p>
<p><strong>Yeni Harman: </strong>Amerika şimdilik Ilımlı İslam diyorsa?</p>
<p>Mihri Belli: Türkiye en son operasyonlarda da ortaya çıktı ki kendisi, kendi bağımsız hedefini saptamaktan yoksun. Kandil bombalamasında hedefleri türk uçaklarına gösteren ve bunun filmini çekip basına dağıtan Awacs uçakları yani amerikalılar. O ne hedef gösterirse sen onu vuruyorsun. Daha büyük ölçekte, biraz da abartarak düşünürsen PKK&#8217;yı mı vuruyorsun Irak&#8217;ın Sadr&#8217;ını mı vuruyorsun, yoksa İran&#8217;ı mı bilmiyorsun. Son derece yanlış ve sonuçsuz olacağı belli bir PKK ile savaş kıskacına, ordu kendini kaptırmış, demokratik bir çözümün önünü de tıkıyor, bunu için ABD&#8217;ye her türlü tavizi vermeye hazır. Genel Kurmay Başkanı: ABD yeter ki &#8220;barışçı çözüm&#8221; demesin herşeye razıyız diye demeç veriyor. Biraz daha zor duruma düşerse ılımlı islama da ikna olabilir. Bu kıskaçtan kurtulmadan Türkiye için ne siyasi ne de ekonomik bir çıkış yoktur.</p>
<p><strong>Yeni Harman: </strong>İlhan Selçuk salıverildi ama Doğu Perinçek tutuklandı. Onu daha da yakından tanıyorsunuz. Onunla ilgili görüşleriniz nedir?</p>
<p><strong>Mihri Belli: </strong>Doğu Perinçek 1968&#8242;e kadar bizdendi yani MDD&#8217;ci idi fakat Dev-Genç içinde zengin çocuklarını etrafına toplamıştı. Bunlar militan kesime yani Deniz&#8217;lere falan karşıydılar. İyi dergi çıkarırlardı. Daha çok dergici olarak benimle temas ediyorlardı.</p>
<p><strong>Yeni Harman:</strong> militan olamamak suç mu?</p>
<p><strong>Mihri Belli:</strong> Türkiye şartlarında devrimci, sosyalist hatta demokrat olmak iddiasındaysan gerekli . Yoksa başka kılıkları girersin</p>
<p><strong>Yeni Harman:</strong> Doğu Perinçek Ergenekon&#8217;a girmiş midir?</p>
<p><strong>Mihri Belli: </strong>İnşallah girmemiştir.</p>
<h3>Özellikle 12 eylülden önceki birkaç yılda kontrgerilla uygun çalisma ortami buldu</h3>
<p><strong>Yeni Harman: </strong>Ergenekon sizce ne? Kırk yıldır var olduğu söylenen Kontrgerilla mı? Yoksa ondan bölünmüş bir parça mı? Yoksa bağımsız birşey mi?</p>
<p><strong>Mihri Belli: </strong>Devlet içinde, terör yapmak ve yaptırmak üzerine kurulmuş yada birilerine kurdurulmuş örgütler Osmanlı&#8217;da , Cumhuriyet&#8217;in ilk yıllarında da vardı. Topal Osman hikayesi gibi, Sabahattin Ali&#8217;nin Edirne sınırına götürülüp katledilmesi gibi ama 1960&#8242;lı yıllarda oluşturulmaya çalışılan örgütler&#8217;in genel adı 12 mart darbesinde işkencecilerin ağzından öğrenildi ki kontrgerilla imiş. Hatta İlhan Selçuk&#8217;un işkence edildiği Ziverbey köşkü de kontrgerillanın sorgu evi olduğu söylendi. Suç dosyası, herkes biliyor ki epey yüklü. Önce devrimci gençlik önderlerinin birer birer sokaklarda kıstırılıp öldürülmeleri, Eminönü araba vapurunun batırılması, Kültür Sarayı yangının devrimcilerin üstüne atılması. Özellikle 12 eylülden önceki birkaç yılda kontrgerilla uygun çalışma ortamı buldu. Kimi sağdan çoğu soldan, bir sürü aydının katli. Buna Abdi İpekçi de dahil. Maraş katliamı, çorum olayları. Kısacası hem 12 martı hem de 12 eylülü hazırlayan provokasyonlar.</p>
<p><strong>Yeni Harman: </strong>Neden özellikle 12 eylül öncesi uygun ortamdı?</p>
<p><strong>Mihri Belli:</strong> 12 Eylül öncesi 1974-1980 arası, sol bölünmüş halde idi ve merkezi reflex gösterecek halde değildi. Kimse kimseyi dinlemeyince en iyi provokasyon ortamı oluşmuş olur. 12 Mart öncesinde devrimci gençlerin kıstırılıp öldürülmelerine karşı biz savunmayı merkezileştirememiz bizim hatamızdı. Perakendeye bıraktık. Bu da bölünmemize neden oldu&#8230; Ve 12 eylül öncesindeki durum oluştu.</p>
<p><strong>Yeni Harman:</strong> Ergenekon Kontrgerilla&#8217;nın devamı mı?</p>
<p><strong>Mihri Belli:</strong> Olabilir. Bunca zaman sonra bölünmüş de olabilir. Anti-komünizm üzerinden kurulmuş bir örgütün aynen kalması ve aynı yapı ile kürtlere karşı kullanılması (adı Jitem oldu dendi), sonra laikçilik yaptırılması düşünülemez. Yeni görünüm vermek gerekebilir. Hep aynı merkezden yönlendirilmiş olabilir ama. Bu yüzden birbiri ile çelişkisi olsa bile hep ABD danışmanlığı ile kurulmuş aynı örgüt olarak algılamak gerekir. Ve toptan hepsini tasfiye etmek gerekir.</p>
<h3>Bizim politikamiz derin devletin her iki kolunun da tasfiye edilmesidir</h3>
<p><strong>Yeni Harman: </strong>Ergenekon dışında derin devlet var mıdır?</p>
<p><strong>Mihri Belli: </strong>Dinci parti derin devletin bir kolunu tasfiye ediyor. Bizim politikamız derin devletin her iki kolunun da tasfiye edilmesidir. Bizim politikamız , derin devletçiliğin terörizm olduğunu anlamak ve Türkiye&#8217;nin terör konusundaki yanlış teşhisini değistirmektir. Demokrasinin önünü derin devletçi devlet anlayışının tıkadığını ilan etmektir.</p>
<p><strong>Yeni Harman: </strong>yani bizim için derin devletin dinci yada laikçi kanadı arasında bir tercih olamaz mı</p>
<p><strong>Mihri Belli: </strong>Hayır olamaz</p>
<h3>Kontrgerillacilik Türkiye&#8217;nin yönetim biçimi haline geldi.</h3>
<p><strong>Yeni Harman: </strong>Derin devlet yöntemlerinin Türkiye&#8217;de en çok meşru görüldüğü dönem kürt savaşının yükseldiği dönem oldu. Birçok demokrat geçinen insan ülke bölünüyor kaygusu ile bu yöntemleri kabullendi.</p>
<p><strong>Mihri Belli:</strong> İlhan Selçuk&#8217;u bile bunlardan biri saymak mümkün. Kirli savaşın devamından yana olursan Veli Küçük ile aynı safa düşersin. Demirel, Özal, Çiller, Ecevit, Erdoğan hep bu savaşın devamından yana olduklarından bunlar aynı zamanda kontrgerillacı sayılmak zorundadır. Hatta Karayalçın bile.</p>
<p>Kontrgerillacılık aslında Türkiye&#8217;nin yönetim biçimi haline geldi. bundan halen de kurtulunmuş değil. Böylesine kötü yönetilmemiştir Türkiye geçmişte. Kontrgerillacılık-Ergenekonculuk aslında 12 eylülcülüktür.</p>
<p>Ermeni sorununda bizimle uğraşan Amerika&#8217;daki ermeni diasporası ile sorun yaratmıyoruz, dostumuz ve belki de ermeni sorununda muhatap olacak kişi Hrant Dink&#8217;i öldürüyoruz.</p>
<p>Kürt sorununda amerikan işbirlikçisi Barzani’yi Talabani’yi dost sayıyoruz. Aynı vatan çatısı altında yaşamayı kabul eden örgütün militanlarını öldürüyoruz.</p>
<p>Barış pek de taviz vermeden mümkünken barış olursa hesap vermekten korkuluyor. İşte devletin kontrgerillacılaşması bu. Bu devletin geçmiş suçlarının hesabını vermemek uğruna geleceğini ipotek altına almaktır. Ve bu ipotekin tercümesi emperyalizme siyasi ve ekonomik bağımlılıktır. Her istenen tavizi vermektir.</p>
<p><strong>Yeni Harman:</strong> İyi yönetim sizce ne?</p>
<p><strong>Mihri Belli: </strong>Türkiye&#8217;nin varlığını ve toprak bütünlüğünü kabul edecek ermeni ile dost olmaktır, ittifak kurmaktır. Bu ermenilerin Hrant Dink ve dostları olduğunu biliyoruz.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin varlığını ve toprak bütünlüğünü kabul eden kürt ile dost olmaktır, ittifak kurmaktır. Bunun Apo politikası olduğunu biliyoruz.</p>
<p>Bundan başka toplum düşmanı kontrgerillacı devlet anlayışını tasfiye etmektir.</p>
<p>Türkiye kürt hareketi ile ittifak kurmadan bağımsızlığını artık sağlayamaz.</p>
<p><strong>Yeni Harman: </strong>Bir kürtün, hatta bir türkün toprak bütünlüğünü savunmama hakkı yok mu?</p>
<p><strong>Mihri Belli: </strong>Hakkıdır. Ama doğru mu? Hakkını veririz ama doğrusunu da söyleriz. İkna da ederiz.</p>
<p><strong>Yeni Harman: </strong>Türkiye solunda da kürt hareketinde de ABye hayırhah bakan geniş sayılabilecek çevreler var. Türkiye&#8217;nin birçok sorunu özellikle Kürt sorunu da Ortadoğu eksenli bir sorun. AB&#8217;nin Ortadoğu politikası da ABD&#8217;ninkinden pek de farklı değil, işgali destekliyor, direnişçileri terörist sayıyor. Dolayısıyla solun müttefiklerinin terörist sayılması solun terörist sayılması anlamına geliyor. Sol çatı partisi hem soldan hem kürtlerden AB&#8217;ye hayırhah bakanlar ve anti-emperyalizm nedeni ile soğuk bakanlar beraber aynı partide nasıl olabilir?</p>
<p><strong>Mihri Belli: </strong>İstersen çatı partisi değil de cephe partisi diyelim aslı cephedir ve seçime girmek için parti adını alır. Bir kere Almanya&#8217;nın Fransa&#8217;nın emperyalist olmadığını iddia eden yok bu çevrelerin hepsinde. AB&#8217;ye girelim diyenler vardır. Ama bu çelişkidir. AB kürt direnişinin tasfiyesinden yanadır. Bu kürtler için kendini inkar etmek olur. Türk solundan olup da anti-emperyalistlik iddiasında olanlar elbette ki AB&#8217;nin Ortadoğu, hatta Türkiye politikalarına karşı olacaklardır. Türkiye AB&#8217;ye girsin mi girmesin mi? Girerse demokrasi gelişir mi? Türünden muğlak ve anlamsız tartışmalar üzerinden saçma bir saflaşmaya gidilmezse sorun çıkmaz. Aksine yol alırken görüş birliği pekiştirilebilir. Ben AB&#8217;ye karşıyım. Özellikle bölge politikalarından dolayı. Anti-emperyalizmin net olması için AB&#8217;ye karşı olunması lazım. Kürtler için de nettir bu. Anti-emperyalist olmazsan gönüllü birlik yada ayrılık yolunda ulusal kurtuluşu kazanamazsın. Halkların kardeşliğini sağlayamazsın. Örgüt olarak da kurban olur gider tasfiye olursun. Kürt ve Türk işbirlikçilere tavır almadan olmaz.</p>
<p><strong>Yeni Harman: </strong>Kürt sorununun ulusal sınırlar içinde çözülebileceğine inanıyor musunuz bugün için? Irak işgalinden önce daha mümkündü dediğiniz. Bugün BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) var ve bölge çapında düşünülmezse çözüm yaratılabilir mi?Siz de BOP&#8217;a karşı HOP (Halkların Ortadoğu Projesi) demiştiniz. Ayrıca kürtler 4 ülkede var.</p>
<p><strong>Mihri Belli:</strong> Ben kısa vadeli çözümü göstermemiz gerek diyorum Hükumet burada ordu burada, kürtler adına muhatap burada. Parlamentoda DTP de var.</p>
<p><strong>Yeni Harman: </strong>Biz kısa vadeli çözüm olsa bile diğer dış şartlar bunu yok edebilir. Hele Ortadoğu&#8217;da savaş varken ve sınırlar yeniden çizilirken. ABD işgali devam ediyor.</p>
<p><strong>Mihri Belli:</strong> ABD gelecek sene çekip gidecek. Demokratlar iktidara gelince gidecek. Irak iktidarı nasıl şekillenecekse çözümden yana olan ve anti-emperyalist kürtlerin bugünden direniş güçleri ile görüşmesi lazım. Her halkın her mezhebin taleplerini hesaba katmayan bir Ortadoğu barışı olmaz. Böyle, HOP da olmaz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mihribelli.com/2008/04/15/yeni-harman-mihri-belli-ile-ergenekon-uzerine-soylesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Halkların Ortadoğu Projesi</title>
		<link>http://mihribelli.com/2006/10/20/halklarin-ortadogu-projesi/</link>
		<comments>http://mihribelli.com/2006/10/20/halklarin-ortadogu-projesi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Oct 2006 21:18:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazılar/Makaleler]]></category>
		<category><![CDATA[HOP]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://mihribelli.wordpress.com/2006/10/20/halklarin-ortadogu-projesi/</guid>
		<description><![CDATA[
Televizyonu açıyorsun. Panel var. Konu Büyük Ortadoğu Projesi. Kısacası BOP tartışılıyor. Yaşını başını almış diplomat eskileri Amerikan tezgahı BOP’un uygulamaya konduğunda Türkiye’ye düşecek rolü tartışıyorlar. Bizim Dışişleri&#8217;nde yıllarca hizmet etmiş bu emekli baylar öyle şeyler söylüyorlar ki sanırsın Bush yönetiminin bir sözcüsü konuşuyor. Paneli yöneten diplomatik kariyerden değil. Esasta onun da ötekilerle bir görüş ayrılığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignnone size-full wp-image-29" src="http://mihribelli.com/files/2008/08/hop.jpg" alt="" width="457" height="210" /></p>
<p>Televizyonu açıyorsun. Panel var. Konu <strong>Büyük Ortadoğu Projesi</strong>. Kısacası BOP tartışılıyor. Yaşını başını almış diplomat eskileri Amerikan tezgahı BOP’un uygulamaya konduğunda Türkiye’ye düşecek rolü tartışıyorlar. Bizim Dışişleri&#8217;nde yıllarca hizmet etmiş bu emekli baylar öyle şeyler söylüyorlar ki sanırsın Bush yönetiminin bir sözcüsü konuşuyor. Paneli yöneten diplomatik kariyerden değil. Esasta onun da ötekilerle bir görüş ayrılığı yok. Derin (!) dış politika tahlilleri diye sunduklarının ABD emperyalizminin dayatmalarını sineye çekmekten öte bir anlamı yok. Halkların direnişinin lafı bile edilmiyor.<span id="more-13"></span></p>
<p>Gazeteyi eline alıyorsun birçok yazı BOP üzerine. Nedir bu BOP dedikleri? Sovyetlerin dağılmasıyla ABD tek süper güç olarak kalınca Amerikan stratejistleri tahlillerinde daha bir cüretkar kesildiler. Brzezinsky bunlardan biri; <strong>“Avrasya’ya hükmeden dünyaya hükmeder”</strong> diyerek hedef gösterdi. İşte BOP o hedefe ulaşmak için tutulacak yolu aydınlatan projenin adı. Bu yolda ilk önce Afganistan işgal edildi. Ardından İrak’a saldırı oldu. Orta Asya ve Kafkaslardaki devletçiklerin Amerikan uydusu durumuna sokulmalarında ilerlemeler de caba.</p>
<p>Ve bu süreçte Türkiye’ye aktif rol biçiliyor, jandarmalık rolü. AKP hükümeti bu role dünden razı. Bürokrasinin etkili kesiminden de bir itiraz geleceğe benzemez.</p>
<p>Kuzey Irak’ta meydanı Amerikan tezgahı oluşumun aktörleri olan Barzani ve Talabani takımının önünde engelleri temizlemek üzere o bölgede konuşlanmış bir avuç PKK’lı gerillanın ülkenin güvenliği için en büyük tehlike olarak hedef gösterilmesi başka türlü yorumlanamaz.</p>
<p>Türkiye’nin; demokratikleşmesinin birinci şartı olan Kürt sorununun hakça çözümünde biricik muhatap olan; Abdullah Öcalan&#8217;a tecridin tam bu sıra şiddetlendirilmesi de öyle. Geriye Irak macerasına karşı olan Türkiye’nin barışsever kamuoyu kalıyor. Onu da etkisiz kılmanın bir yolu bulunur herhalde. Geçmişte örnekleri eksik değil. Evet, BOP üzerine propagandanın anlamı özetle bu.</p>
<p>Amerika’nın piyasaya sürdüğü BOP’dan bahsediyoruz. İyi ama Amerika dünyanın öbür ucunda. Bizim vatanımız Türkiye ise Orta-Doğu coğrafyasının tam göbeğinde. Amerika’nın BOP’u var. Bizim yani Türkiye yurtseverlerinin kendi vatanlarının bulunduğu bölgeye ilişkin politikada hedeflerini belirleyen, bu hedeflere yönelindiğinde izlenecek yolu aydınlatan bir projeleri yok. Besbelli bizim Projemiz bu bölgede; yaşayan halkların barış içinde olmalarını ve mutluluklarını amaçlayan <strong>Halkların Ortadoğu Projesi (HOP) </strong>olacaktır. ABD’nin dayattığının tam tersi.</p>
<p>Bizim bir Orta-Doğu projesinden yoksun oluşumuz önemli bir eksiklik değil mi? Bu eksikliği bir an önce gidermek bir Türkiye yurtseveliği görevi olduğu kadar bölge halklarının barış içinde mutlu yaşamını amaç bilen bir enternasyonalist görev de değil mi?</p>
<p>Sosyalistler en tutarlı yurtseverlerdir, hep derim ben. Sosyalist derken ben burada ülke ve dünya geçeklerinden habersiz sol gevezeleri kastetmiyorum. Evet sosyalistler en tutarlı yurtseverlerdir. Ama yurtseverlik onların tekelinde değil. Dindar ya da muhafazakar olarak nitelendirebileceğimiz siyasi görüşleri benimseyenler içinde de saygı duymamız gereken yurtseverler var. Yeter ki bu ülke insanlarının başı dik ve onurlu olarak yaşamasını savunsunlar. Yeter ki “ılımlı İslam” adı altında uyduluk politikası ile Müslümanlığı bağdaştırmaya kalkışlanların gerçek kimliğini görebilsinler.</p>
<p>Yeter ki uygarlık meşalesini beşyüz yıl elinde taşımış ilk müslümanların ilerici ruhunu yaşatabilsinler. Yeter ki hakiki müslümanlığın bu yoksullar ülkesinde binlerce polisi köşebaşlarına dikip kentin göbeğinde halka yasak bölgeler kurarak servetlere malolan şaşaalı nikah törenleri tertip edenlerinki değil, <strong>“bir lokma bir hırka”</strong> diyen ve halkın öncüsü olarak bundan fazlasını istemeyi kendisine yakıştırmayan <strong>Yunus Emre</strong> zihniyetini sürdürenlerin müslümanlığı olduğunu kavramış olsunlar.</p>
<p><strong>Sözüm, siyasi görüşü ne olursa olsun, laik dindar bütün Türkiye yurtseverlerinedir. Gelin omuz omuza verelim, bir diyalog başlatalım. Ve kendi Büyük Orta-Doğu Projemizin, Halkların; Ortadoğu Projesi üzerine bir konsensüse varalım. Anadolumuzu bir demokrasi kalesi olarak bütün bölge halkları için bir cazibe merkezi durumuna yükseltelim. Ve bütün engelleri aşarak o projeyi gerçekleştirelim. Yüce hedeflere yönelelim. Türkiye’ye layık olan budur. İMF’nin kredilerine tamah ederek Amerikan tezgahı BOP’un jandarmalığına soyunmak değil.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://mihribelli.com/2006/10/20/halklarin-ortadogu-projesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

